** FILE ** Writer George Orwell poses in this undated photo at an unknown location. George Orwell's left-wing views and bohemian clothes led British police to label him a communist _ but the MI5 spy agency stepped in to correct that view, the writer's newly released security file reveals. The secret file the intelligence agency kept on the author from 1929 until his death in 1950 was declassified by the National Archives. (AP Photo)

Unutabilmek, paha biçilmez bir lüks veyahut hastalıktır; unutamamak ise işkence. Yaşanılanlardan ötürü belleğe kazınmış hatıraların hayatın farklı zamanlarında insan yüreğini kemirmesinin doğal olduğu gibi bu anıların hatırlanması pek çok kişinin yolunu aydınlatabilir.

Bilgi edinmek istediğiniz zaman kişinin doğumundan önceyse iki etkene gereksinim vardır. Birincisi döneme ait kitaplar, ikincisiyse o dönemi yaşamış ulaşılabilecek bir kişinin belleği… Tarihi kitaplar ne yazık ki genellikle savaşlardan, anlaşmalardan, hükümdarlardan, köklü değişikliklerden bahseder. Oysa tüm bu olaylar cereyan ederken sıradan, belki de masum diye tabir etmemiz gereken maddi ve manevi hırslardan uzak insanlar yaşamayı sürdürürler. Tarih kitapları büyük adamların izlerini yansıtırken zamana gizlenen romanlar imdada koşar ve o küçük insanları anlatır. Misal olarak Rusya bir savaşa ya da devrime yönelirken Dostoyevski’nin, Tolstoy’un eserlerinin satır aralarında sade insanların fikirlerini, acılarını, zorluklarını, sevgilerini buluruz.

Geleceği ya da ütopyaları yazarak akıllarda yer eden Orwell’ın belleğinde kalan gizli tarihi sayfalara aktardığı eser Boğulmamak İçin mizahi bir dille, aynı zamanda romanın kahramanın, belleğinin derinliklerinden kopamayışını anlatıyor. Kendi eksikliklerini sürekli dile getirirken aktardığı yaşanmışlıklarla tarihte arayıp bulunamayacak noktaları aktarıyor.

“Sıradan bir adamın mizahi satırları vasıtasıyla zamanda gezintiye çıkıyor.”

George Orwell, bu eserinde Birinci Dünya Savaşı’nın görülmeyenlerini ve İkinci Dünya Savaşı’nın önlenemez gelişini gizlemiş. Ana kahraman, yaşadığı kasabanın 1900’lü yılların başındaki halini, çocukların o yıllarda kendi aralarındaki bağlarını ve gençliğin anlatıyor; okuyucuysa eksikliklerini bilen, hayata iz bırakamayan, oldukça sıradan bir adamın mizahi 29308-bogulmamak-icin-george-orwell-can-sanat-yayinlari-bogulmamak-icin-george-orwell-can-sanat-yayinlari-9789750726491satırları vasıtasıyla zamanda gezintiye çıkıyor. Hiçbir tarih kitabında, savaş öncesi zamanları umursamadan oynayan çocukların, savaş öncesi yaşanan ilk aşklar, savaşta yaralanıp lüzumsuz bir askeri birlikte unutulmalar, savaş sonrasında yaşanan yıkım (ki ülkemizde okutulan tarihte İngiltere’yi savaşı kazandı, tüm dünyaya hükmediyor diye bilinir fakat sıradan insanların hayatlarına, yaşayışlarına, savaşın etkilerine ulaşılamaz) anlatılmaz. Belleğinde kalanları usta bir dille kaleme alan yazarın, aynı zamanda zihninde yer tutmuş hatıralara doğru geri dönüş yolculuğu yaşadığı görülüyor ki burada insan beyninin geçmişe takılı kalması ve bununla birlikte geçmişin aynı kalmayışı sorgulanıyor. Bellekte kalanların zaman içerisinde farklılaştığını, zamanın zihinle çatıştığını algılıyor okur.

“Orwell’ın sonraki romanlarının yapı taşlarını oluşturuyor.”

Boğulmamak İçin’in başka bir anlamda hazırlayıcı eser özelliği taşıdığını da atlamamak gerekir. Kendisinden sonra yazılacak ve unutulmazlar arasında yerini alacak Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Hayvan Çiftliği romanlarının yapı taşlarını oluşturduğu, geleceği kurgularken geçmişten kopulmadığı, insanın düzeni kendi lehine çevirmesinin etkileri, kişisel dışlanmalar gibi konular roman içerisine ince ince serpiştirilmiş. Hayvan Çiftliği’ndeki kişisel çıkarlara dair ayrımcılık fikrinin temellerini, bu romanda, savaş sonrası yeniden kurulan kasabaya önce taşınanların kendilerini farklı bir sınıfta hissetmesiyle görüyoruz. İkinci Dünya Savaşı yaklaşırken meydana gelen düşünce akımlarının bilgisizlikle ve sabit fikirlilikle harmanlanması da Bin Dokuz Yüz Seksen Dört romanını hatırlatıyor.

Her insan belleğindekilerle büyür ve ölür. Unutamadığı geçmişine dönmeye çalışan bir adamın, ölmeden önce zihninin derinliklerinde kazıdıklarını, hatıraların hayata etkisini ve özlemini anlatıyor Orwell. Pek çok açıdan sorgulama duygusunu, saklı kalmış detaylı tarihi, insan ilişkilerine dair pek çok etkiyi de yanında hediye ediyor…

Can Yayınları, 254 Sayfa, 20TL

Emrah Subaşı