Edebiyat

Meydancı

“Köyüme dö” dedi belli belirsiz. Bunu derken ellerindeki kehribar tespihleri saatin yelkovanı gibi kusursuz işleterek maltada volta atan, suçları bakışlarına, adımlarına, omuzlarının açısına, gömleklerinin kıvrımlarına ve hatta gölgelerine sedef gibi işlenmiş mahkûmları izlediğinin farkında bile…
❱❱ Devamını Oku
Edebiyat

Çekçekli Bavul

   Çizim: Filiz Odabaş Çayımı yudumlarken siparişleri büyük boy naylon torbaya yerleştiriyordum. En alta ahşap yapbozlar üstüne büyükten küçüğe sıralamalar sonra küçük kas gelişimi için çiviler ve kartondan dikkat oyunları. Arada torbayı tartıyordum. Yolda dağılıp…
❱❱ Devamını Oku
Edebiyat

SU(Ç)

“Çocuk için suyun nereye döküldüğünün hiçbir önemi yoktu. O daha ziyade suyun akışına odaklanmıştı.” . Düş müydü? Bilemezdi. Bu hikâyede kendini bir yağmur damlasında mı, yoksa bir çocuğun sevincinde mi bulacağını çözemezdi. İç içe geçmişti…
❱❱ Devamını Oku
Edebiyat

Kuyunun Dibi

Dipsiz bir kuyunun dibinde üç kişiyiz, üçümüz de kurtulmak istiyoruz. Bu konuda hemfikiriz. Kuyuya düşme sebeplerimiz ayrı sadece. Biz bu kuyuya düşmeyi hak etmedik… Biz çok iyi değiliz, bize bu kuyu bile haram, biz var…
❱❱ Devamını Oku
Edebiyat

Kesmeşeker

Elbette sorarlarsa ilk görev yerim olduğunu söyleyeceğim. İmamlar dahi yalan söyler. Allah affetsin. Hatunla Alpullu'da istasyondan iner inmez kerli ferli bir adam ve yanında onun yaverleri olduğu anlaşılan iki kişi yanımıza yanaştı. Kravatsız beyaz gömleğim,…
❱❱ Devamını Oku
Edebiyat

Patron Güzellemesi

Beyninin içinde bir müzik çalıyordu. Tanıdık bir müzik. Sanki böyle çok eskiden dinlediği, sonradan unuttuğu bir şey. Ama beyni duyduğu bu ezgiyi ısrarla yok sayıyordu. Hatta tüm iç organları, damarları… Şarkıyı tam hatırlayacakken uyandı. Duyduğu…
❱❱ Devamını Oku